Sainte Helena Şapeli: Işığın Sanata Dönüştüğü Mekan
- yadigaratakli
- 16 Ağu
- 1 dakikada okunur

İstanbul’un Taksim, Pera bölgesinde Rixos Hotel’in yanında bulunan İngiliz Katolik Kilisesi’ne ait Sainte Helena Şapeli, 1880’li yıllarda inşa edilmiştir ve mimari ile sanatsal açıdan benzersiz bir yapıdır. Bu şapel, hem dini atmosferi hem de içinde barındırdığı eşsiz vitray pencereleri ile dikkat çeker.
Şapelin vitrayları, sadece dekoratif unsurlar değil; aynı zamanda ışığın rengarenk oyunlarıyla ziyaretçilere ruhani bir deneyim sunar. Ancak bu cam sanatının korunması, zaman içinde yaşanan çeşitli zorluklar ve dış etkenler nedeniyle büyük önem kazanmıştır.
2003 yılında yakındaki bir konsolosluk binasına düzenlenen terör saldırısı sonrasında vitraylarda ciddi hasarlar oluştu. İlk restorasyon çalışmaları yapılmış olsa da, bu müdahaleler ne yazık ki hatalı ve eksik kalmıştır. 2016 yılındaki dolu yağışı ise camlarda yeniden büyük zararlar yaratınca, 2021 yazında restorasyon çalışmalarına ben başladım.
Bu süreçte, hem orijinal vitrayların estetik ve tarihi değerini korumak hem de hasar görmüş parçaların özgünlüğünü yeniden kazandırmak için büyük bir titizlik gösterdim. Şapelin ışıkla dans eden vitrayları, bu hassas restorasyon sayesinde tekrar hak ettiği canlılığı ve büyüyü kazandı.
Sainte Helena Şapeli, sadece bir ibadet alanı değil; aynı zamanda ışığın ve rengin sanata dönüştüğü, tarih ve günümüzü buluşturan özel bir mekân olarak İstanbul’un kültürel mirasına değer katmaya devam ediyor.






Yorumlar